Tecrübe Mektebi IV – Emre Topoğlu: İyi İnsan Olmak İyi Müslüman Olmaktır

Emre Topoğlu:

“DEĞERLERİMİZİ ANLATARAK DEĞİL YAŞAYARAK ÖĞRETEBİLİRİZ.”

      Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneği’nde düzenlenen Tecrübe Mektebi programının bu haftaki konuğu Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Emre Topoğlu oldu. Gençlerle bir araya gelen Topoğlu, kendisine yöneltilen soruları hayatından da değerli kesitler sunarak cevapladı. Değerlerimizi öğretmenin en etkili yolunun o değerlere canlı birer örnek olmak olduğunu vurgulayan Topoğlu, gençlerin karşı karşıya olduğu sıkıntılara değinerek bu husustaki sorunların çözüm yollarına dair önemli bilgiler verdi.

“GENÇLERİN KARŞI KARŞIYA OLDUKLARI TEHDİTLERİ İYİ ANALİZ ETMEK GEREK”

    Gençlere güvenmek lazım. Fakat onların karşı karşıya oldukları tehditleri de iyi analiz etmek gerek. Ben şöyle düşünüyorum; gençlik, eğer bugün bazı sorunlarla karşı karşıyaysa bunun müsebbibi yetişkinlerdir. Herkes kendi duruşunu kontrol etmeli. Zira bugünün gençleri yarının ebeveynleri olacak, vakti geldiğinde onlar çocuk yetiştirecek. Benim tek korkum şu ki; Allah muhafaza, bu konuda bir şeyler yapılıp önlem alınmazsa, yani bizi biz yapan değerlerimizi farkında olmadan yitirmeye devam edersek, yarın bizden sonraki nesiller bu değerlerin varlığından bile haberdar olmayacak.

“MÜSLÜMANLIK SADECE İBADETTEN İBARET DEĞİLDİR.”

   Hep söylediğimiz bir şey mesela: “Aile kavramının içi boşaltılıyor.” Bu kavram dünyanın genelinde bilhassa gayrimüslim toplumlarda varlığını yitirmiş. Müslüman coğrafyalarda da epey zedelenmiş. Buna dayalı sorunlar var, bugün hepimiz görüyoruz. Bu yüzden bizim, önce kendi duruşumuzu düzeltmemiz lazım. Müslümanlık sadece ibadetten ibaret değildir. Bizler şahıs olarak yaptığımız hataların üzerimizde taşıdığımız kimliklere mal edilebileceğini çoğu zaman düşünmüyoruz. Yalan, hırsızlık, terör olayları ya da bunlara benzer başka şeyler.. Bunların İslami kimliğimizle bağdaştırılacağını düşünmediğimiz için bugün büyük sorunlarla baş başa kalıyoruz. Gençlerimiz bizi izliyorlar. Bu yüzden bizim çevremize, özellikle de kendi çocuklarımıza iyi birer örnek olmamız şart.

“DEĞERLERİMİZİ ANLATARAK DEĞİL YAŞAYARAK ÖĞRETEBİLİRİZ.”

   Aileler çocuklarını tehlikeli diye sokağa çıkarmıyorlar. Ama bir yavrumuz odasına gidip üzerine kapıyı kapattığında bir ekran vasıtasıyla, o ekrana parmağını bastığı dakikada bambaşka dünyalara açılıyor. Yani o andan itibaren istediği her yere gidebilir. İyi ya da kötü her şey bu cihazların içinde var. Bilgiye de ulaşabilir, başka şeylere de.. Bunun bir kontrolü yok. İşte böylesine büyük tehlikelerle karşı karşıyayız. Bunun bir çözümü olmalı. Sadece bu konuda da değil, başka konularda da yapmamız gerekenler var. Bu alandaki en büyük hatalarımızdan birisini sizlerle paylaşacağım. Mesela değerlerimizden bahsediyoruz; biz bu değerleri hep anlatarak öğretmeye çalışırız, bu doğru bir yöntem değil. Daha ilkokuldan başlıyoruz; “doğru ol, dürüst ol, çalışkan ol, hırsızlık yapma vs.” Fakat hiçbir değer anlatılarak öğretilmez, yaşayarak kazandırılır. İslamiyet’in yayılmasındaki en önemli hususlarından biri de bu, insanların yaşayışları.. İslamiyet ticaret vasıtasıyla da yayılmış değil mi? Peki nasıl olmuş bu? Ecdadımız öyle bir ahlak sergilemiş ki görenler şöyle demiş: “Bu nasıl bir din ki; bu insanlar her şeyde bu kadar hassas davranıyorlar, kimsenin hakkına girmemeye çalışıyorlar!” Onların bu halleri insanları İslamiyet’i tanımaya sevk etmiş.

   İşin özüne dönecek olursak, evet sorunlarımız var, bu doğru. Bunları görmezden gelemeyiz. Ama tüm bunların elbet bir çözümü de var: İyi insan olabilmek. Bunun da yolu hayatın her alanında iyi Müslüman olabilmekten geçiyor. İyi insan olabilmek.. Bana kalırsa bu her şeyden değerli..

Start typing and press Enter to search

>